TIGblogs TIG | TIGblogs GROUP TIGBLOGS LOGIN SIGNUP
Parlak bir inci önce, ince kabuklu, derinde...
Parlak bir inci önce, ince kabuklu, derinde...
« previous 10


*I love happy news*

I love life
It's always better to live
I love the life what I made

I love to take courage
I love happy news
I love my job :)

February 25, 2007 | 5:23 AM Comments  6 comments

Tags:


Coffee shouts!

Love

It seems you've found love of your life...
.

February 18, 2007 | 5:51 PM Comments  0 comments

Tags:


Güneşe Vurgun Kadın(*)

“böyle sık sık güneşin sözünü ettikçe
dilime kıpkırmızı büyük bir gül dolanır.
ama susmak da elden gelmiyor"


Odiseas Elitis




Güneşe aşık olmak: Aşklarınızdan korkutulmuşluğunuzun en büyük, en somut göstergesi (kaçış). Hep gitmişlerdir, hep sevmemişlerdir ve en sonunda hep görebileceğiniz, olduğunu bileceğiniz birine askınızın sonucudur. Her yerdeki tek ortaklığa, yalnızlığa, uzağa asık oluştur. Soru sormadan kabul edilmişliğe duyulan hasrettir, aşktan içinizin, elinizin, gönlünüzün kamaşmasıdır. Işıktır. Hep uzaktan görmektir,özlemektir. İçinizden çıkan ışığın, sevdiğinize çarpıp gözünüze vuramadığını düşünmenizi engelleyen parlaklıktır. Gerçektir, hayaldir... Ay olduğunuzu sanmak, belki yanılmak, rüyalara dalmaktır. Yollara vurmaktır...

-Uzaktan yanmayı kabulleniştir.


Eskiden ufak bir süse bakar bakar yazardım. Gözüme batardı ufaklık, büyürdü içindeki resimler, gözler... İçinde yaşam kurulurdu, yeni dünyalar yaşardı benim gözlerimde. Hele ki bu süs; küçük camdan içinde kar yağan, yıldızlar uçuşan bibloysa hiç durmazdı yazdıklarım.
Artık yazamıyorum. Hayallerim değişti. Hayal gücüm değişti ve karıştı geçmişime... Hayalim, anılarım karmakarışık oldu ve hatta güneş sisteminin bir parçası oldu, “zaman”a karıştı. Dönüp duruyor etrafında artık...
Hala her şeyi görüyorum. Ama dikkatimi en çok çeken parıltı oluyor son 3-4 aydır. Gözümü kamaştıran şeylere içim kayıyor.
Dün gece eteği pırıl pırıl parlıyordu. Gözümü alıyordu karanlıkta. O dans ediyordu ama ne bacakları gözüküyor, ne gözleri karanlıkta... Yalnızca bir etek dans ediyor ortada ve ben de onun kadar ortada şaşkın şaşkın, şarap koka koka ona bakıyorum. Anında gözlerim dolu koşuyorum pencereye, hava alayım diye değil... Camı açıyorum, nefesimi tutuyorum ki gözümden yaş akmasın! Karşı apartmanlarda perde arkasındaki gölgelerle kendimi oyalamaya çalışıyorum. Kimse öpüşmüyor işte gerçek hayatta! Filmlerdeki gibi gölgeler yerini örgü ören teyzeye, bulaşıkla uğraşan kadına bırakmış diye oyalarken gözümü, gönlümü... Yine ışık! Ay gözüme giriyor. Gözlerimi kısıyorum. Aynadan gözüme yansıtılmış ışıkçasına gözümden kanıma karışıyor ay... Kalbime sıvışınca heyecanımdan duramıyorum. Kendimle yüzleşmiş gibi, kendimi anlamış gibi panik oluyorum gece yarısında. Parıltılı etek dans ediyor... Ay ışığı içimde, etek sadece hatırlatıyor bana! Özletiyor da, özletiyor... Kendimden geçmişçesine değil de; kendime henüz gelmişçesine özlüyorum!
Aklım gidiyor güne... Saate bakıyorum 3 saat sonra gelecek aradığım... Gönlüme girecek olan gelecek yine! Güneşi arıyorum gece gece... Güneşe ağlıyorum...
İşte diyorum ya, o yüzden başka bir şey yazamıyorum. Sadece onu yazıyorum artık. Sadece ona!

Ceren-02.01.05

(*) İhmal Amca’ nın “Güneşe Vurgun Çocuk”undan esinlenildi.

February 14, 2007 | 5:14 PM Comments  1 comments

Tags:


The City
Translations available in: English (original) | Turkish | Spanish

THE CITY

You said, "I will go to another land, I will go to another sea.
Another city shall be found better than this.
Each one of my endeavors is condemned by fate;
my heart lies buried like a corpse.
How long in this disintegration can the mind remain.
Wherever I turn my eyes, wherever I gaze,
I see here only the black ruins of my life
where I have spent so many years, and ruined and wrecked myself."

New places you shall never find, you'll not find other seas.
The city still shall follow you. You'll wander still
in the same streets, you'll roam in the same neighborhoods,
in these same houses you'll turn gray.
You'll always arrive at this same city. Don't hope for somewhere
else;
no ship for you exists, no road exists.
Just as you've ruined your life here, in this
small corner of earth, you've wrecked it now the whole world
through.



Constantino KAVAFIS

February 8, 2007 | 1:01 PM Comments  0 comments

Tags:


« previous 10


Ceren Gergeroglu's Profile


Latest Posts
Mi Calle Alfonso con...
POBREZA CERO EN LA...
Bordados de Marjane...
¿Conoceís a Nazim...
"La Inmigración no es...

Monthly Archive
January 2007
February 2007
March 2007
April 2007
June 2007
August 2007
September 2007
October 2007
November 2007
December 2007
January 2008
February 2008
March 2008
April 2008
May 2008
June 2008
September 2008
October 2008
November 2008
December 2008
January 2009
February 2009
March 2009
April 2009
May 2009
June 2009

Change Language


Tags Archive
academic activism cooperacion cultura derechoshumanos empowermentofwomen genderviolence history humanrights inmigracion internationalrelations literature longing politics publicidad regionalorganizations travel udhr60 violenciadegenero womensrights

Filter By Type
News
Travel
Topics

Links
AEGEE
AEGEE-Ankara
Denix :D KEWLLL!!!
DeviantArt
Ekşi Sözlük
Kardes Blog :) *Pulsuz...
LastFm
Merkez B-13
Modern Zaman Eviya Çelebisi
NTVMSNBC News
OMEPET- Ellos Juegan tu gañas
Tarjeta De Residencia


47185 views
Important Disclaimer